Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen , “Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” 31/07/2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanunla aşağıda sayılan önemli değişikliklere gidilmiştir.
IBAN mağdurları bakımından verilecek cezada yarı oranında indirime gidildi.
Yalnızca IBAN ve diğer benzeri banka hesap bilgilerini veren ve bu sebeple “dolandırıcılık” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlarından haklarında ceza muhakemesi yürütülen kişiler bakımından yeni bir düzenlemeye gidildi.
Buna göre dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarında, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları BAŞKASINA VERMEK FİİLİYLE SINIRLI OLMASI halinde verilecek ceza yarı oranında indirilecektir. Bu düzenleme, adı geçen suçlar bakımından cezayı azaltıcı bir nitelikli hal getirmiş olup 31/07/2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
“Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB)” kurumu, AYM kararı doğrultusunda değiştirilerek yeniden getirildi.
Bilindiği üzere AYM, 31/09/2026 tarihinde yürürlüğe girecek olan 31/12/2025 tarihli kararıyla CMK’nin 231. Maddesinin 5 ila 14. fıkraları arasında düzenlenen HAGB kurumunu, Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmişti.
Kanun koyucu, 12. Yargı Paketi olarak adlandırılan kanuni düzenlemeyle HAGB kurumunu anılan AYM kararı doğrultusunda değiştirerek yeniden getirmiştir. Buna göre kurumun koşullarında herhangi bir değişiklik yapılmamış olup hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler; işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasanın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmayacaktır.
Kaçak sanık hakkında yürütülecek yargılama bakımından değişikliğe gidildi.
AYM, yukarıda bahsini ettiğimiz 31/12/2025 tarihli kararıyla CMK’nin aynı zamanda 247. maddesinin 3. Fıkrasını da iptal etmişti.
Bu düzenlemeye göre kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir. Ancak, daha önce sorgusu yapılmamış ise, mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez. Değişiklikle birlikte güvenlik tedbirine karar verilmesi halinde kaçak sanık veya müdafii, savunma hakkının kullanılmak istendiğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebilir.
TBK m. 55 kapsamındaki tazminat kalemlerinde ek düzenlemeler getirildi.
Türk Borçlar Kanunu’nun 55. Maddesine getirilen ek fıkralarla;
- Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar nedeniyle, zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten; zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilinemediği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir.
- Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplara bağlı tazminatlar için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edileceği düzenlenmiştir.
Belirsiz alacak davası kaldırılarak kısmi davada davacı yana iddianın genişletilmesi yasağına takılmadan dava bedelini artırma imkânı getirildi.
Yeni düzenlemeyle birlikte uyuşmazlık konusu bedelin tam olarak belirlenemediği durumlarda başvurulabilen “belirsiz alacak davası” kaldırılmıştır.
Buna göre HMK m. 109’a eklenen fıkra ile dava konusu alacağın bir kısmının dava edildiği kısmi dava açan yan, tahkikat aşaması sona erene kadar; ıslah kurumuna başvurmadan ve iddianın genişletilmesi yasağına takılmadan bir defaya mahsus olmak üzere dava bedelini artırabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.
Bazı idari davalarda temyiz yolu kapatıldı.
Adı geçen kanunun 6. maddesiyle getirilen düzenlemeyle ilk derece mahkemesi tarafından,
- İdare ve vergi mahkemelerinde tek hâkimle görülen davalar.
- 4081 s. Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanunun uygulanmasından kaynaklanan davalar.
- 3091 s. Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından kaynaklanan davalar.
- 6458 s. Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun uygulanmasından kaynaklanan davalar.
- Miktar veya değeri itibarıyla temyiz sınırının altında kalan bölge idare mahkemesinin yeniden verdiği karar ile ilk derece mahkemesi kararı arasındaki farkın, miktar itibarıyla m. 45/ f. 1 ikinci cümlesinde belirtilen parasal sınırı geçmeyen kararlar.
- Sadece vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin verilen kararlar
artık temyiz edilemeyecek olup işbu kararlara karşı kanun yolu denetimi bakımından yalnızca istinaf yoluna başvurulabilir.


