Hukuk ve ticaret dünyasında sıkça karşılaşılan ancak sınırları zaman zaman birbirine karışan iki önemli kavram vardır: Organik bağ ve tüzel kişilik perdesinin kaldırılması. Karmaşık gibi görünen bu konuları, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun yakın tarihli (14.05.2025) ve son derece önemli bir emsal kararı (Esas No: 2023/1138 , Karar No: 2025/287) üzerinden inceleyelim.
Sözleşmelerin Nispiliği ve Şirketlerin Bağımsızlığı
Borçlar Hukukunda egemen olan temel ilkelerden birisi sözleşmelerin nispiliği kuralıdır. Bu kurala göre alacak hakkı nispi bir hak olup, alacaklı bu hakkını ilke olarak sadece sözleşmenin tarafı olan borçluya karşı ileri sürebilir. Üçüncü kişiler kural olarak borç altına girmezler.
Buna ek olarak, Türk Ticaret Kanunu’na göre ticaret şirketleri tüzel kişiliğe sahiptir ve şirket mal varlığı, onu oluşturan ortakların mal varlığından tamamen bağımsızdır. Ayrılık ilkesi gereğince tüzel kişiliği oluşturan kişiler, şirketin borçlarından kişisel olarak sorumlu tutulamazlar.
“Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması” Nedir?
Kanunların sağladığı bu “bağımsızlık zırhı” her zaman mutlak değildir. Öğreti ve uygulamada, borç ve sorumluluktan kurtulabilmek amacıyla tüzel kişiliğin bir araç (paravan) olarak kullanıldığı hâllerde, tüzel kişi ve üyeleri arasındaki bu ayrılığın kaldırılarak üyelerin sorumluluğuna gidilebileceği kabul edilmektedir. İşte bu istisnai duruma tüzel kişilik perdesinin aralanması denir.
Hukuki Dayanak: Bu teorinin temelinde, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı yatar.
Yargıtay kararına göre bu teori “sakınılarak” ve yalnızca istisnai durumlarda dar yorumlanarak uygulanmalıdır.
Perdenin Çapraz Aralanması (Kardeş Şirketler)
Bu kavram genellikle grup veya holding sistemi içinde yer alan kardeş şirketler arasında gündeme gelir. İki farklı tüzel kişilik gibi görünen şirketlerin alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kötüniyetli kurulduğu ve aslında tek bir iktisadi işletme oldukları durumlarda perdenin çapraz aralanması söz konusu olur.
“Organik Bağ” ile “Perdenin Kaldırılması” Aynı Şey Mi?
Kısa cevap: Hayır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu iki kavramın birbiriyle karıştırılmaması gerektiğinin altını net bir şekilde çizmektedir.
- Organik Bağın Tespiti: Şirketlerin adreslerinin aynı olması, ortaklık yapılarının ve yönetim kurullarının benzer olması veya temsilcilerinin aynı olması organik bağın bir göstergesi olabilir.
- Ayrım Noktası: Şirketler arasında organik bağ tespit edilse dâhi tüzel kişilik perdesinin aralanması için; sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötüniyetli işlemler yapıldığının somut verilerle ispatlanması zorunludur. Şirketlerin aynı faaliyeti yürütüyor olması tek başına perdenin aralanması için yeterli değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı (E. 2023/1138, K. 2025/287) Neden Önemli?
Olayın Özeti
İzmir’de bir hastane inşaatı işini üstlenen ortak girişim (adi ortaklık), işi bir alt yükleniciye (davacı taşerona) devreder. Taşeron firma sözleşme harici ek imalatlar yapar ancak bedelini alamaz. Alacağını tahsil etmek için taşeron, sözleşme yaptığı şirketin yanı sıra, bu şirketle aynı ortaklık yapısına sahip ana şirkete ve hatta adi ortaklıkta yer alan diğer bir bağımsız şirkete (Ltd. Şti.) dava açar.
Mahkemelerin Yaklaşımı
İlk Derece Mahkemesi, adi ortaklık ilişkisi ve tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisi gereğince sözleşmede yer almayan (Ltd. Şti.) davalının da borçtan müteselsilen sorumlu olduğuna karar vermiştir.
Yargıtay’ın Son Sözü
Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu kararı bozarak şu tarihi tespiti yapmıştır:
- Asıl borçlu şirket ile onunla organik bağı olan şirket arasında perdenin aralanması mümkündür.
- Ancak, davalı Ltd. Şti. ile diğer davalı şirketler arasında; adres, ortaklık yapısı, yönetim kurulu, temsilci ve faaliyet alanı açısından hiçbir hukuki, fiili veya organik bağ bulunmamaktadır.
- Daha da önemlisi, davalı Ltd. Şti.’nin alacaklıdan mal kaçırmak veya zarara uğratmak amacıyla kötüniyetli işlemler yaptığı somut verilerle ispatlanmamıştır.
Sonuç: Sadece bir sözleşmede (adi ortaklıkta) beraber yer almaları sebebiyle kötüniyeti ispatlanmamış bağımsız bir şirketin tüzel kişilik perdesi aralanamaz.


