İtirazın İptali Davasında Islah ve Hak Düşürücü Süre

İcra Hukuku

Hukuk uygulamalarımızda sıkça karşılaşılan itirazın iptali davalarında, davacı tarafın dava değerini ıslah yoluyla artırması durumunda bir yıllık hak düşürücü sürenin nasıl hesaplanacağı tartışmalı bir konuydu. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK), 2024/91 E. ve 2025/398 K. sayılı ilamı ile bu belirsizliğe son vererek, ıslahın geçerlilik anına dair önemli saptamalarda bulundu.

İtirazın İptali Davasında Bir Yıllık Süre Ne Zaman Başlar?

İcra ve İflas Kanunu’nun 67/1. maddesi uyarınca, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açılmalıdır. Eğer borçlunun itirazı alacaklıya tebliğ edilmemişse, hak düşürücü sürenin en geç davanın açıldığı tarihten itibaren başlayacağı kabul edilmektedir.

Karara Konu Olan Olayın Özeti

Davacı taraf, 112.592,33 TL tutarındaki icra takibine yapılan itirazın iptali için önce 15.000,00 TL üzerinden kısmi dava açmıştır. Daha sonra yargılama sırasında:

  • 05.12.2016 tarihli duruşmada, davanın tamamen ıslah edildiği ve tüm alacak tutarı üzerinden iptal istendiği sözlü olarak beyan edilmiştir.
  • 02.01.2017 tarihinde ise mahkemenin verdiği süre içinde ıslah harcı yatırılmıştır.

Temel Uyuşmazlık: Islahın geçerlilik tarihi, beyanın tutanağa geçtiği tarih mi yoksa harcın yatırıldığı tarih midir? Bu soru hayati önem taşır; zira harcın yattığı tarih esas alınırsa bir yıllık hak düşürücü süre dolmuş kabul edilecektir.

Yargıtay HGK’nın Değerlendirmesi: “Sözlü Beyan Yeterlidir”

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kararında HMK m. 177/3 hükmüne atıfta bulunarak şu önemli tespitleri yapmıştır:

  • Islahın Biçimi: Islah, mahkemeye yöneltilen tek taraflı bir irade beyanı olup sözlü veya yazılı olarak yapılabilir.
  • Geçerlilik Anı: Davacı tarafın talebini açıklayarak dava değerini artırdığını sözlü veya yazılı olarak bildirdiği anda ıslah geçerli olur ve hukuki sonuçlarını doğurur.
  • Harç Tamamlama: Mahkemece harcın tamamlanması için verilen süre sadece mali yükümlülüğe ilişkindir. Islah işleminin kendisi, tutanağa geçirildiği tarihte usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş sayılır.
Hak Düşürücü Süre Yönünden Sonuç

Kurul, davacının bir yıllık süre dolmadan hemen önce (05.12.2016) duruşmada ıslah iradesini açıklamasını yeterli bulmuştur. Harcın, mahkemenin verdiği kesin süre içinde (02.01.2017) ve hak düşürücü sürenin bitiminden sonra yatırılmış olması, usulüne uygun yapılan ıslahı geçersiz kılmaz.

Özetle;
  1. Islah Tarihine Dikkat: Hak düşürücü sürenin sonuna yaklaştıysanız, duruşma tutanağına ıslah iradenizi açıkça yazdırmanız süreyi korumak adına yeterlidir.
  2. Mahkeme Süresi: Mahkemenin harç için verdiği süre HMK 181’deki bir haftadan uzun olsa dahi, mahkeme kararına güvenerek işlem yapan tarafın hak kaybına uğratılamayacağı vurgulanmıştır.
  3. İtirazın İptali Niteliği: Islahla artırılan kısım için de icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için ıslahın bu hak düşürücü süre içinde yapılması şarttır.

Sonuç: HGK’nın bu kararı, şekli kuralların maddi hukukun önüne geçmesini engelleyen, “mahkemeye güven” ve “hak arama özgürlüğü” ilkelerini pekiştiren bir içtihattır

UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Adar Cihangir’e aittir. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir. Sitemizdeki makaleler bilgilendirme amaçlı olup hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut olaylarınız için lütfen bir avukata danışınız.

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere "iletisim@adarcihangir.av.tr" adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur.

KVKK AYDINLATMA METNİ

Adımız kullanılarak atılan kısa mesajlara itibar etmeyiniz.
This is default text for notification bar