Haberlerde sıkça duyduğumuz “alıkoyma” veya halk arasında bilinen adıyla “adam kaçırma”, hukukumuzda Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçu olarak geçer. Peki, bir kişinin bir yere gitmesini engellemek veya onu bir yere zorla kapatmak suç mudur? Cezası ne kadardır?
Bu yazıda, TCK 109. maddede düzenlenen bu suçun detaylarını, herkesin anlayabileceği bir dille ve hukuki kaynaklara dayanarak inceledik.
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Nedir?
En basit tanımıyla bu suç; bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmekten veya bir yerde kalmaktan mahrum bırakmaktır. Kanun burada kişinin “iç huzurunu” ve “hareket etme özgürlüğünü” korur.
Sadece birini iple bağlamak veya odaya kilitlemek değil, örneğin felçli birinin tekerlekli sandalyesini elinden alarak hareket etmesini engellemek de bu suçu oluşturabilir.
Bu Suçun Cezası Ne Kadar?
Suçun temel hali işlendiğinde, yani bir kişi hürriyetinden yoksun bırakıldığında 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilir. Ancak olayın oluş şekline göre bu ceza artabilir.
Cezayı Artıran Haller (Nitelikli Haller)
Eğer suç “basit” bir şekilde değil de, aşağıdaki durumlardan biriyle işlenirse ceza katlanarak artar:
1. Cebir, Tehdit veya Hile Kullanılması:
Fail, mağduru kandırır, zor kullanır veya tehdit ederse ceza 2 yıldan 7 yıla kadar çıkar.
2. Cezanın Bir Kat Artırıldığı Durumlar:
Aşağıdaki hallerde verilecek ceza bir kat (yani iki katına) artırılır:
- Silahla işlenmesi: Silahın korkutucu gücünden yararlanılması.
- Birden fazla kişiyle: Suçun birkaç kişi tarafından birlikte işlenmesi.
- Kamu görevi nedeniyle: Mağdurun kamu görevlisi olması veya failin kamu gücünü (polis, memur vb. gibi davranarak) kötüye kullanması.
- Akrabaya karşı: Eşe (boşandığı eş dahil), anne-babaya veya çocuğa karşı işlenmesi. Not: Yargıtay’a göre burada “eş”, sadece resmi nikahlı eşi kapsar.
- Çocuğa veya kendini savunamayacak kişiye karşı: Mağdurun çocuk olması veya bedensel/ruhsal olarak kendini koruyamayacak durumda olması.
3. Cinsel Amaçla İşlenmesi:
Eğer kişi, mağduru cinsel amaçlarla kaçırmış veya alıkoymuşsa, verilecek ceza yarı oranında daha da artırılır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Mağdur uyurken kapıyı kilitlesem suç olur mu?
Evet, olabilir. Hukukta bu konuda tartışmalar olsa da, “Potansiyel Hareket Teorisi”ne göre kişi uyuyor olsa bile, uyanıp gitmek istediğinde gidemeyecekse mağdur sayılabilir. Kapıyı mağdur uyanmadan açsanız bile, duruma göre teşebbüs veya etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir.
2. 18 yaşından küçük birinin rızası ile kaçması suç mu?
Bu durum çocuğun yaşına göre değişir:
- 15 yaşından küçükse: Çocuğun rızası geçersizdir. Hem kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu hem de cinsel istismar suçları oluşur.
- 15-18 yaş arasındaysa: Çocuk kendi rızasıyla kaçmışsa ve cebir/tehdit yoksa, bu suç değil “çocuğun kaçırılması ve alıkonulması” suçu (TCK 234) kapsamında değerlendirilebilir. Ancak cinsel ilişkiye rızası olsa bile, reşit olmayanla cinsel ilişki suçu oluşabilir.
3. Pişman olup serbest bırakırsam ceza düşer mi? (Etkin Pişmanlık)
Evet, TCK 110. maddeye göre cezada indirim yapılabilir. Ancak şu şartlar gereklidir:
- Soruşturma başlamadan önce serbest bırakmalısınız.
- Mağdurun şahsına zarar vermemiş olmalısınız.
- Mağduru “güvenli bir yerde” (örneğin karakol önü veya evinin yakını, dağ başı değil) serbest bırakmalısınız.
Bu şartlar sağlanırsa cezanın üçte ikisine kadarı indirilebilir.
4. Anne-baba çocuğuna ceza olarak odaya kilitleyebilir mi?
Velayet hakkı çerçevesinde anne-babanın belli bir “terbiye etme” hakkı vardır. Ancak bu hak sınırın aşılmaması kaydıyla hukuka uygun sayılır. Sınır aşılırsa suç oluşabilir.


