Trafik kazalarından kaynaklanan maddi tazminat davalarında, davanın seyrini değiştiren en önemli unsur “kusur oranı”nın doğru tespit edilmesidir. Özellikle kontrolsüz kavşaklarda veya sokak kesişimlerinde meydana gelen kazalarda, hangi yolun anayol, hangi yolun tali yol olduğu hususu, geçiş üstünlüğünün belirlenmesinde kilit rol oynar.
Bu yazımızda, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi‘nin E. 2015/18093 K. 2016/4335 sayılı kararı ışığında, mahkemelerin ve bilirkişilerin kusur dağılımı yaparken dikkat etmesi gereken kriterleri ve “eksik inceleme” kavramını ele alacağız.
Dava Konusu: Sokak Kesişiminde Çarpışma ve Kusur İtirazı
İncelenen emsal karara konu olayda, davacıya ait araç ile davalı yönetimindeki araç bir sokak kesişiminde çarpışmıştır. Davacı, kendi aracının perte ayrılacak kadar hasar gördüğünü belirterek maddi tazminat talep etmiştir.
Olayın kilit noktaları şöyledir:
- Kaza Yeri: İzmir’de iki sokağın kesişimi.
- Fiziki Durum: Davacının seyrettiği yol 11 metre genişliğinde iken, davalının çıktığı yol 5 metre genişliğindedir.
- Belediye Görüşü: İlgili belediye, araç yoğunlukları dikkate alındığında 11 metrelik yolun “anayol”, diğerinin ise “tali yol” olarak tanımlanabileceğini belirtmiştir.
- Polis Tutanağı: Kaza tespit tutanağında, tali yoldan çıkan sürücünün (davalı) geçiş önceliğine uymadığı gerekçesiyle asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Yerel Mahkemenin Hatası: Yetersiz Bilirkişi Raporu
Yerel mahkeme, dava sürecinde alınan bir bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurmuştur. Ancak bu bilirkişi raporu, anayol ve tali yol ayrımı üzerinde durmaksızın bir kusur dağılımı yapmıştır. Mahkeme de bu raporu esas alarak karar vermiştir.
Yargıtay’ın Kararı: “Yolun Niteliği Belirlenmeden Karar Verilemez”
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını “eksik inceleme” gerekçesiyle bozmuştur. Yüksek mahkeme, trafik kazası kusur oranlarının belirlenmesinde şu standartları getirmiştir:
1. Yolun Statüsü Netleşmelidir
Mahkemenin sadece bilirkişinin varsayımıyla değil; belediyeden gelen yazılar, yolların kullanış şekli ve genişlikleri göz önünde bulundurularak hangi yolun anayol, hangisinin tali yol olduğunu kesin olarak tespit etmesi gerekir.
2. Uzman Kuruldan Rapor Alınmalıdır
Sıradan bir bilirkişi raporu yerine; İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi uzman kurumlardan seçilecek bir heyetten rapor alınmalıdır.
3. Geçiş Üstünlüğü Kuralı Uygulanmalıdır
Yolun statüsü belirlendikten sonra, anayoldan gelen aracın geçiş üstünlüğü olduğu gözetilerek yeni bir kusur dağılımı yapılmalıdır.
Sonuç ve Hukuki Değerlendirme
Trafik kazası davalarında “kusur oranı” matematiksel bir hesaplama değil, hukuki ve teknik verilerin (yol genişliği, trafik yoğunluğu, levhalar) birleşimiyle ortaya çıkan bir sonuçtur.
Yargıtay’ın bu kararı göstermektedir ki; kaza tespit tutanağında veya ilk bilirkişi raporunda aleyhinize bir kusur oranı çıksa dahi, yolun niteliği (anayol-tali yol) doğru değerlendirilmemişse bu rapora itiraz etmek ve kararı bozdurmak mümkündür.
Hukuki sürecinizde hak kaybına uğramamak için, teknik detayları göz ardı etmeyen, uzman bir hukuk bürosundan destek almanız büyük önem taşır.


